iNTİKAM RİTÜELİ

HİKAYE, AKSİYON,DRAM,FANTASTİK,BİLİM KURGU

iNTİKAM RİTÜELİ

Dünyanın her yerinde, herkesin yenileceği bir yerler vardır. Kimilerini yenilgi yıkar, kimileri zaferle küçülür.  Büyüklük, hem yenilgiyi hem de zaferi kabullenebilen kişilerde yaşar.

 RUSYA

Terkedilmiş Sovyet Laboratuvarı

Şehir kaşifleri Moskova’da terk edilmiş  bir laboratuvar keşfettiler. İçinde kavanozlar dolusu beyin ve diğer soğuk savaş dönemi kalıntılar mevcuttu. İnsan ırkını geliştirme amaçlı birçok deney yapılan bu laboratuvarda Doktor  Joseff,  kendi kızı da dahil bir çok kişide deneyler gerçekleştirmiştir. Angela 23 yaşında siyah saçlı, beyaz tenli 1,75 boyunda bir kızdır. Deney yerinde enfeksiyon kaptığı için araştırmalara katılmak zorunda kalmıştır ve sonuç olarak o da artık bir denek haline gelmiştir.

Deneklere uygulanan ve amaçları planarya adlı yassı solucan türünün genini aktararak yenileme özelliğiyle  yeni bir nesil oluşturmaktır. Planaryalar onlarca parçaya ayrıldıktan sonra bile, her parça kendini tamamlar ve birey olarak hayatta kalır. Yani başı ve kuyruğu farklı parçalarda kalacak şekilde bölünmüş bir planarya başının bulunduğu kısımda yeni bir kuyruk, kuyruğun bulunduğu diğer kısımda yeni bir baş oluşturabilir. Yaklaşık 10 yıl boyunca  deneyler yapılarak insanlar yok edilmiştir ve  olumsuz olan denekler kendi kaderlerine mahkum edilmiştir. 3 yıl önce amaliyathanede yangın çıkmıştır ve dağılan virüs bulutu bir sis gibi tüm şehri kaplamıştır ve sonrasında şehir terk edilmiş , denekler acılar içinde bırakılmıştır.

1-BÖLÜM UYANIŞ

 

18.05.2019

RUSYA

Terk edilen laboratuvardan kurtulan insanlar sonsuz bir yenilenme enerjisi  kazanıp her yıl intikam için ritüeller düzenleyerek  diğer insanları kaçırıp kendi sinirlerini bastırmak için kurban olarak adamışlardır.

Seçilen insanllar davet edilerek ve ya kaçırılarak normal insanların partisiymiş gibi gelmeleri ile başlıyordu. Yaklaşık 3 yıl  kadar sürede binlerce  insan katledilmiştir.

Angela uzun bi uykudan sonra kendisini laboratuvarın gözlem odasında gözlerini açmıştı. Duvarlar kan içindeydi ve  yanı  başında  ölmüş  biri vardı hastane önlüğü ve üzerinde Dr. Joseff yazıyordu bu babasıydı. Günlerce laboratuvardan çıkamadı ve incelemeye başladı tüm herşey zihninde savaşırken anılar arasında birçok kopukluk vardı babasının odasına girerek günlüğü buldu ve okumaya başladı. Şok olmuş bir şekilde duraksayarak okumuştu şuan hangi yılda olduğunu bilmiyordu ama aynaya baktığında vücudunun aynı yaşta olduğunu anladı babası önlüğün cebindeki cüzdanında Angela’nın fotografını saklamıştı, yıpranmıştı ve sararmıştı ama net bir şekilde görünüyordu hala aynıydı  o zaman çok süre geçmiş olamazdı. Angela kıyafetini giyinerek çıkıp uzaklaşmak istedi çanta hazırlayıp günlüğü,cüzdanı, arabanın anahtarı ve bir kaç eşya da alıp çıktı. Arkasında bir gölge hep onu takip ediyormuşcasına korku içindeydi. Şehir sınırlarından çıkmıştı ilerde bir kasabada insanları gördü ve yanlarına gitti saat ve günü sordu herşey tamamen değişmişti. Angela babasının günlüğünü çıkararak en son tarihe  baktı 2 yıl boyunca uyumuş halde olduğunu anlamıştı. Babasının bir arkadaşı olan Daniel’in yanına gitti ve günlüğü verdi. Merakla Danieli’i izliyordu.

-Angela, gerçekten bunca zamandır uyuyor olman beni çok şaşırttı ve hiç birşeye ihtiyaç duymadan, acıkmadan tam 2 yıl boyunca hala yaşıyor olman bir mucize!

-Daniel, sence ne yapmalıyım babam öldü ve ne yapacağımı bilmiyorum?

-Aslına bakarsan  laboratuvardaki o olaylardan sonra araştırma yaptım sadece sen değilsin dışarıda birçok kişi hala hayatta ama onlar intikam peşindeler geceleri dışarda takip ettikleri insanları kaçırıp duvarlarda kanla yazılan ‘’Sıra sizlerde’’  bu cümleyi bırakıyorlar geride ama kim olduğu hala bulunamadı birçok kişi öldü. Sana birşeyler hazırlayayım yemek yemelisin.

-Teşekkür ederim.

Aslında evet gerçekten açlık hissetmiyordum ama karnımda tarifi edilemez bir acı sanki bir bıcak saplanmışçasına derin histi. Az sonra Daniel elinde bir tepsi ile mutfaktan çıkıp masayı kurdu. Makarna ve meyve suyu  bir kaç atıştırmalık hazırlamıştı. Çatalı alarak yemeye başladım artık  karnımın ağrısı geçmişti öyle  hissetmemin nedeni içimdeki  solucan dna'sının yemediğim iki yıl boyunca kendini koruma özelliğinden kaynaklı olduğunu anladım. Daniel bugün uyumamı ve yarın konuşmamız gereken birşeyin olduğunu söyledi. Hava kararmıştı ve yoğun bir gök gürültüsü karanlığı aydınlatırcasına parlıyordu. Birkaç saat sonra durmuştu, uyuyamıyordum uyudukça tekrar uyanamamaktan korkuyordum. Kalın bir ceket giyip sessizce bahçeye çıktım çiftlik çok güzeldi ileride canlılığını koruyan kasaba vardı ve çok uzakta değildi yürüyüp gitmek istedim 15 dakika kadar yürüdüm ara sokakta bir kız gördüm ve çevresinde 3 tane orta yaşlarda olan kişiler kızın ağzını kapayıp kolunda çizik açıp kanını bir kaba akıttılar korkuyla şok olmuş bir halde saklanarak onları izledim kımıldayamıyordum donmuş gibiydim ne kaçabiliyor ne de tepki verebiliyordum  birden ağzımı kapayan bir el uzandı...